Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde askeri operasyon başlattı

19 Ocak 2018 tarihinde  Milli Savunma Bakanı  Nurettin Canikli, Suriye’nin  kuzeyinde  “Zeytin Dalı”  Harekatı başlatıldığını açıkladı.  Harekatın amacı,  Suriye’nin kuzeyinde yer alan Afrin’de bulunan  YPG’yi (Halk Savunma Birlikleri) etkisiz hale getirmek.


PicsArt_02-08-02.53.16

Denis Korkodinov: Rus Siyaset Bilimci ve Siyaset Danışmanı. Siyaset  PR’ı, Ortadoğu ve Güney Kafkasya  kitle iletişimi uzmanı.

Yazarın  uluslararası medyada  200’den  fazla Rusça, Türkçe,  Azerice, İngilizce, Arapça olmak üzere analiz ve makaleleri yayımlanmıştır. 2016’nın Mart ayında Azerbaycan hakkında yaptığı bir konuşmada Ermenistan ve Azerbaycan arasında yaşanan “dört günlük savaşı” iki gün öncesinden tahmin etmiştir. Aynı zamanda savaşın gidişatı ile düşmanın zaiyatını da tespit edebilmiştir. Öte yandan 15 Temmuz 2016 FETÖ darbe girişimi sırasında Türkiye’nin yanında duran ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı savunan Rus Siyaset Bilimcileri arasında ilk sıralarda yer almıştır.

Bazı medya kaynaklarının belirttiğine göre, Türkiye’nin askeri kara harekatının hazırlık aşaması kapsamında, Afrin’de Kürt mevzilerine yönelik sınır ötesi ateş açıldı.  Bunun devamında  (Hatay, Kilis, Azez, Tel-Rifat, İdlib) hemen hemen her tarafı kuşatılacak. Türkiye’ye bağlı olan  “Özgür Suriye Ordusu”nun  Türk birlikleriyle beraber büyük çaplı bir saldırı düzenleyerek Afrin’i ‘ateş çemberi’ altına alması bekleniyor.

Türk tarafının planına göre, Suriye’nin kuzeyinde bulunan YPG’ye son darbe, stratejik bir nokta olan Tel-Rıfat’tan yapılacaktır. YPG bu bölgeyi lojistik merkezi ve insan gücünü transfer etmek için kullanıyor.

Bugüne kadar Türklere bağlı ÖSO’nun Türk kontrolündeki ordu birliklerinin ve tugaylarının Halep’in kuzeyinde bulunan Hallas üzerinden geçerek Afrin’e  girdiği biliniyor.

Türk kuvvetinin ezici çoğunluğunu, Liva el-Şamal, Ahrar El Şerhi, Liva el-Muntazır, El Firkat el-Tassia’nın yer aldığı El-Jais EL-Radifa (yedek ordu) “(9. alay),” ile Şükür El Şam ve 2. Türk askeri birlikleri oluşturuyor.

“Afrin Operasyonu”nu 2. Ordu Komutanı Orgeneral İsmail Metin Temel yönetiyor. Kendisi TSK’nın tecrübeli  subayıdır ve  aynı zamanda Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan’ın sadık bir destekçisidir. General Metin Temel önderliğindeki askeri operasyonun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın direkt talimatları ve Türkiye’nin Suriye dış politikası öncelikleri dikkate alınarak uygulanacağını göstermektedir.

19 Ocak 2018 tarihinde başlatılmış olan Türk askeri operasyonu hakkında olumlu  kamuoyu düşüncesi oluşması için, Darat İzza kasabasında, kitle gösterileri düzenlendi. Bazı kaynakların belirttiğine göre bu gösterilerde 2500 kişi katıldı. Göstericiler Türkiye’nin ‘Afrin Operasyonunu destekliyordu.

Burada önemli bir noktayı belirtmek lazım,  Türkiye’nin Afrin’i hedef alması kesinlikle bir tesadüf değildir. Çünkü bu bölge uzun süredir Ankara için ‘baş ağrısı’ olmuştur.

Bu bölge, Kürtler yani PYD ve silahlı uzantısı YPG tarafından kontrol edilmekte ve Fırat’ın batısında dar bir “koridor” ile diğer iki Kürt kantonundan (Kobani ve Cezire) ayrılmaktadır. Burası ise Türkler tarafından kontrol edilir. Eğer  YPG’ye yönelik baskı hafifletilirse, üç kanton birleşebilir ve bu Türkiye’nin sınır güvenliği için büyük bir tehlike oluşturabilir. Bu durum Ankara’yı endişelendirmektedir. Aynı zamanda sınırın Türkiye tarafındaki şehirlerde yaşayan çoğunluğun etnik olarak Kürt olması da gelecekte Türkiye’nin içerisinde bağımsızlık hareketlerine yol açabilir. İşte bu ihtimaller Ankara için kesinlikle kabul edilemez, kırmızı çizgileri oluşturmaktadır.

Rusya ise, Türk askeri faaliyetlerine rağmen, uzlaşma amacıyla Kürtlerle  müzakereleri devam ettirmektedir.  Rusya’nın tarafları uzlaştırma merkezi Afrin’de bulunmasına rağmen,  Rusya’nın askerleri, Türk kara operasyonunu engelleyemez. Ancak askeri operasyonun temel talimatlarından çok uzakta bulunuyor. Afrin’in Kefer Cenne köyünde bulunan Rus askerleri burada çekilerek Şahba, Nebul, Zehra beldelerine yönelmiştir. Buradan da Moskova’nın Türk askeri operasyonuna karşı çıkmadığı anlaşılmaktadır.

Uzmanların düşüncelerine göre Ankara, Afrin’in tamamını kontrol altına almayı planlamamaktadır. Büyük ihtimalle askeri operasyon, Tel-Rıfat, Azez ve Şeyh Barakat tepesinin ele geçirilmesiyle sınırlı kalacaktır. Aynı zamanda YPG’nin 10 yerleşim yeriyle ilgili müzakere yaptıkları Liva El Mutasım olacaktır.

Afrin’nin tüm toprakları üzerinde kontrol sağlanması, Türkiye için neredeyse imkansızdır. Bunun sebebi Türk askeri birliklerinin YPG tarafından düzenlenmesi muhtemel gerilla savaşı riskiyle karşı karşıya olmasıdır. Bu tür yaşanabilecek bir gelişme, Türk asker operasyonunu başarısız kılabilir. Askeri zayiat ve maddi kayıplara yol açabilir. Ancak buna karşılık Ankara da Kürt güçlerinin lojistik merkezi olan Tel-Rıfat çevresinde kontrol sağlayabilir. Türkiye bu adımı, İdlib, Azez, Cerablus, El Bab yönündeki pozisyonlarını pekiştirmek için atmalıdır.

Afrin bölgesinde yapılacak askeri operasyonun stratejik yönlerinden biri de, Tel-Rifat’ın ve Minak Hava Üssünün abluka altına alınmasıdır. Ayrıca, büyük olasılıkla Güneybatı yönünden Türk askeri birlikleri, İdlib’in kuzey kesiminde yoğunlaşan Türk Silahlı Kuvvetlerinin ana birliğine katılmak için Halep’in kuzeyine ilerlemeye çalışacaktır.

Böyle bir manevra, Suriye topraklarında kârlı lojistik güzergahları sağlamak ve Beşar Esad tarafından kontrol edilen hükumet birliklerini Afrin’de engellemek için fazlasıyla gereklidir. Askeri operasyonun beklenen hedeflerine ulaşabilmek için Türkiye, İdlib’in kuzeyinde ve Azez-Mare boyunca Gaziantep’te askeri birliklerini yoğunlaştırdı. Tel-Rifat engellenmeden Türk askerlerinin Afrin’e saldırması mümkün olmayacaktır.

Bununla birlikte, Ankara muhtemelen Tel-Rifat’a doğrudan saldırı düzenlenmeyecektir. Fakat Minak-Zahra yönünde ilerlemeyi tercih edecektir. Görünüşe göre, bu durumda, Kürtler 2016 yılında Dabik “ateş çemberi” ile benzerlik gösterecek şekilde oluşan çemberden çıkmak için bir koridor oluşturacaktır.

Uzmanlara göre, ‘Afrin Operasyonu’ sürecinde, Türkiye’nin en zorlanacağı yerlerden birisi Tel-Rıfat yakınında bulunan Ayn Dakna köyünde yaşanabilecek saldırı olabilir. Muhtemelen, Türk askeri birlikleri ve YPG arasında ciddi bir çatışma cephesi bu bölgede yaşanabilir.

Ayn Dakna, stratejik açıdan önemli bir yerdir. Çünkü “Minak” askeri üssüne çok yakın ve Tel-Rifat’ın  kuzey savunma hattını da kapatmaktadır.


Uzman kişilerin fikirleri Avrasya Araştırma Merkezi’nin görüşünü yansıtmaz. 
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s